Psikoloji » Psikolojik Sorunlar » Nevrozun belirsizlik ilkesi

Nevrozun belirsizlik ilkesi

Ailenin iki erkek bir kiz olmak üzere üç çocuklari vardir. En büyük erkek çocuklarini terlemeyle ilgisi olmayan bir hastaliktan dolayi on dört yasinda kaybetmisler. Bu olaydan sonra anne diger erkek çocugu fazla koruma altina almistir. Anne, baba kaybettikleri çocuklarinin terleyip hasta oldugunu düsündüklerinden, bu gencin voleybol oynamasina izin vermezler. Anne evde daha baskin bir karakterdir ve gencin kendisi olmasini engeller . Voleybol oynamayi tamamen birakir. Genç on bir yillik egitimini bitirir. Üniversite sinavina hazirlanir. Dersleri çok iyidir. Sinava girer ve sonuç olarak çok iyi bir puan alir. Gencin bölüm seçimine ailesi karar verir ve ailesinin istedigi bölüme puan yetmedigi için gencin Üniversite tercihi yapmasina izin verilmez. Gençteki kararsiz halindeki nevrotik hal karasizligini kaybeder ve benlik bölünür. Sinirli davranislar sergiler. Birkaç gün hastaneye yatirilir. Ilaç tedavisine baslanir. Bir süre sonra terapiye baslanir. Genç bir baskasiyla bir yerlere gittiginde annesi defalarca telefonla arar. Bu davranislar genç üzerine bakilar olusturmaya devam eder.

Ilaç ve terapiler neden sonuç alinamamistir

Su sorunun cevabi mutlaka düsünülmeli ve uygun çözümler bulunmalidir. Aksi takdirde tedavi basarisiz olacaktir.

Hastaya kendi olmayi ve kendisini ifade etmeyi ögretilirken, hastanin uygulama ortami varimidir ve sartlar uygun mudur

Terapiye baslanilmadan önce yapilmasi gereken en önemli sey hastanin gördügü basi, siddet veya dislama gibi durumlar tamamen izole edilmelidir ve bulundugu ortamdan uzaklastirilmalidir.

Bu durumda örnekledigimiz genç hastanin hayat sartlarini incelemek gerekir.

Genç hayatini idame ettirecek parayi kazanmaya baslamamistir. Bu durum büyük bir bagimliliktir.

Terapist baskiyi kuran kisiyle (anneyle) hasta harici konusmali ve genç üzerine uyguladigi baskiyi uygulamamasi gerektigini ve uzun bir süre anneden uzak bir yere tasinmasi gerektigini anlatmalidir.

Bu sefadan sonra uygun terapilere baslanmalidir . Baski gibi durumlarin izole edilmesi tedavinin basarisini büyük oranda artiracaktir.

Her nevrotik hastanin gördügü baski izole edilemez. Sartlar uygun degildir. Hasta ve bulundugu ortam iç içe girmis durumdadir.

Bu duruma Amerika’daki ögrenci vakalarini gösterebiliriz. Ögrenci toplum veya aile yada ikisiyle biden mücadele etmek sorunda kalir. Ögrenci iç dünyasinda artçi depremlerin çatirtilarini hissetmeye baslar. Bu çatirtilar bölünmenin yahut kirilmanin habercisidir. Ögrekçi her seye kizginlik duymaya baslar. Bölünmemek için direnir. Ve birden en kötü sey olur, benligindeki fay büyük bir çatirti ile kirilir.

Ögrencide bulunan kararsiz nevrotik durum olgunlasip bölünmeyi saglayamamistir. Metabolizma bölünmeyi reddetmistir, bunun sonucu olarak asiri yüklenmeden dolayi benlik kirilmis ve silahini alip okula gitmistir.

-ögrenci baska bir okula ve baska bir yasam alanina tasinabilseydi ve terapiyle destekleneydi nevrotik halinden kurtulabilir imiydi, yada kirilma veya bölünme engellenebilir miydi

Hastayi baska bir okula ve baska yasam alanlarina tasimamiz, tam olarak baskiyi veya baskilari izole etigimiz anlamina gelmez. Okulda ve yeni yasam alanlarinda azda olsa bir baski hissedecektir. Çok az dis baski izole edilmistir. Bu durum içindeki gerilime eklenecek ve iç gerilimini disariya atamayacaktir. Bu durum hastanin tedavisinde pek ise yaramayacaktir.

Tam olarak baski veya siddet gibi durumlar izole edilmeden hastaya Ilaç ve terapiler uygulansa da hastanin, kararsiz nevrotik halinin devami veya bölünecegi veya kirilacagi tamamen belirsizdir, belirlenemez.

Ayni sekilde dis baski tamamen izole edilip terapiye baslanilmamissa hastalarin nevrotik halinin, kararsiz nevrotik halin devami, bölünme yahut kirilmami olacagi tamamen belirsizdir belirlenemez.

Hastalarin bu durumuna, nevrotikligin belirlenemezligi diyebiliriz.

-Toplumla iç içe girmis (çalisan veya ögrenim gören gibi) vakalarda baskinin izolesi mümkün müdür

Hasta maddi olarak yeterliyse (güçlü ise) veya ailesi maddi olarak yeterli ise tam bir izole mümkün olacaktir. Ve tam bir izoleden sonra uygulanacak terapiden sonra hastanin, karasiz nevrot halinin devam edecegi yada iyilesip iyilesmeyecegi, bölünecegi veya kirilacagi tamamen göreceli bir durumdur (kisiden kisiye degisecektir).

Sovyet psikoterapisti V. D.Karvasapski ve S. Lederin (1989)’e göre nevrozlarin patogenetik psikoterapisi asagida belirtilen bes prensib sunmuslardir, bunlariz hastanin iyilestirmeyecegi düsünmüslerdir.

1. Hastanin emosyonel özelliklerini dikkate alarak kisiligini, derin ve her yönüyle ögrenmelidir.
2. Nevrotik durumun ve hastalik belirtilerinin meydana çikmasinin sebebinin ve gelisim mekanizmasinin ortaya konmasi,
3. Hastaligin, sahsin yasam aktivitesine gösterebilecegi etkinin bütün yönlerini tam suurlu bir sekilde idrak etmek,
4. Ruhsal travmalarin amaca uygun yönde ortadan kaldirilmasina yardim etmek ve lazim gelirse çevresindekileri de yardimini istemek,
5. Hastanin uygun olmayan reaksiyonlarini ve hareketlerini aksi yöne döndermek, böylelikle sahsin kendi hastaligina münasebetini degistirmek.

Bu bes önermenin hastaligi iyilestirmedeki gücü inkar edilemez bir gerçektir.

Bes maddeye ilave olarak benim önermem olan Nevrozun belirsizlik ilkesi mutlaka ilave edilmelidir. Aksi taktirde bes madde
önemini yitirecektir.

levent korkmaz  

Tag : Nevrozun belirsizlik ilkesi