“Psikoloji” kategorisine eklenen son 20 yazı
« Seçtiğiniz konudaki alt kategorileri görmek için sol bölümden istediğiniz alt kategori seçimi yapınız.
Bu kategoride 81 adet makale vardır.
Bu kategoride 81 adet makale vardır.
Nevrozun belirsizlik ilkesi
Ailenin iki erkek bir kiz olmak üzere üç çocuklari vardir. En büyük erkek çocuklarini terlemeyle ilgisi olmayan bir hastaliktan dolayi on dört yasinda kaybetmisler. Bu olaydan sonra anne diger erkek çocugu fazla koruma altina almistir. Anne, baba kaybettikleri çocuklarinin terleyip hasta oldugunu düsündüklerinden, bu gencin voleybol oynamasina izin vermezler. Anne evde daha baskin bir karakterdir ve gencin kendisi olmasini engeller . Voleybol oynamayi tamamen birakir. Genç on bir yillik egitimin ...
Neden Unutuyoruz?
Psikologların bozucu etki kurallarıyla ilgilenmeleri bunların sınırlı uygulama değerlerinden dolayı değil, unutmadaki önemli rollerinden dolayıdır. Bu kurallar kısmen de olsa, niçin unuttuğumuzu açıklamaktadır. Çünkü bize unutmamızın, öğrendiklerimizin hatırlamak istediklerimiz üzerindeki bozucu etkisine bağlı olduğunu gösterir. Fakat, acaba bu kurallar unutmanın ne kadarın ...
Ger?eklik Terapisi
Bu terapi William Glasser adında bir psikiyatrist tarafından ortaya atılmıştır. Glasser gerçeklik terapisini şöyle tanımlar: Bireyin kendi davranışının sorumluluğunu bireye yükleme. Bu da ruh sağlığına eşittir. Terapi danışanların amaçlarına ulaşmada başarılı olabilmeleri için onların daha gerçekçi ve daha sorumlu olabilecekleri şekilde eğitim vermektir ...
Adams in Denklik Teorisi
Motivasyon konusunda ortaya atılan süreç teorilerinden (process theories) olan Adams ın (1963) teorisi (Adams Equity Theory) Festinger den hareketle üretilen denge teorilerine dayanmaktadır. Burada, bireyin belirli bir davranışı yapması için, psikolojik gerilim durumunu giderme eğilimi esas alınır. Adams a göre bireyler, genel olarak bir denklik durumu ararlar, daha açıkçası, örgüt içinde takas ilişkilerinde diğerleriyle kar ...
Alan Teorisi
Alan teorisi (fıeld teory), sosyal psikolojinin önemli figürlerinden biri olan Kurt Lewin tarafından ortaya atılmıştır. Lewin, fiziksel alan kavramını (manyetik alan, çekim alanı, vb.), psikolojiye taşıyarak, birbiriyle karşılıklı bağımlı olan ve dinamik bir sistem oluşturan psişik süreçler bütününü ifade eden psikolojik alan kavramını geliştirmiştir. Psikolojik alan, belirli b ...
Alderfer Motivasyon Teorisi
Bu teori, motivasyon konusunda ortaya atılan içerik teorilerinden biridir. Motivasyonu, ihtiyaçlara sıkıdan bağlı gören Alderfer (1969), üç grup ihtiyaç ayırdeder: Varoluşsal ihtiyaçlar (maddi ve fizyolojik plandaki temel ihtiyaçlar; beslenme, ücret, iş koşullan, vb. tarafından doyurulan ihtiyaçlar); sosyallik ihtiyaçları (anlamlı sosyal ilişkiler kurulmasıyla doyurulan ihtiyaçlar; sosyal onay ve saygınlık ihtiyac ...
Asilama Teorisi
Tutum değişimi ve propaganda alanında McGuire (1964) tarafından ortaya atılan bir teoridir. Tek yönlü iletişime kıyasla, çift yönlü iletişimin daha etkili olduğu yönündeki araştırma sonuçlarına dayanan bu teori, hastalıklara karşı insan vücudunun direncini artırmak için bir miktar zayıflatılmış mikrop zerk etmenin yararlı olduğu şeklindeki biyolojik bir olgudan yola çıkmaktad ...
Atif Teorileri
Çeşitli yazarlar tarafından atıflar konusunda ortaya atılan teorik yaklaşımlar bazı bakımlardan farklılaşmaktadır. Bu hususa dikkat çeken Kelley ve Michela (1980), söz konusu yaklaşımları iki gruba ayırmışlardır: Atıf teorileri ve atıfsal teoriler. Atıf teorileri (aitribuıion theory), insanların diğerlerinin veya kendilerinin davranışlarım açıklarken hang ...
Baglanma Teorisi
Kişiler arası çekim ve ilişkilerin dinamiği konusunda ortaya atılan teorilerden biri olan bağlanma teorisi (attachment theory), anneye veya rahatlatıcı bir başka figüre bağlanmanın, çocuğun yaşamını sürdürmesinde önemli bir işlevi olduğunu savunmaktadır. Bu yaklaşımdaki sosyal psikologlara göre (Bowlby, Ainsworth, vb.), bazı kişilerle sıcak-yakın ilişki ihtiyacı, insa ...
Beliren Norm Teorisi
Beliren norm teorisi (emergent norm theory), kolektif davranışların açıklanmasını konu almaktadır. Le Bön tarafından sosyal bulaşma ve kolektif histeri terimleriyle açıklanan kitle psikolojisinde önemli bir adım sayılabilecek bu yaklaşım Turner ve Killian (1957) tarafından geliştirilmiştir. Bu teoriye göre, kitlelerin homojenliği iddiası bir illüzyondur; kitleler, roller ve rol ilişkileri etraf ...
Bilissel ?eliski Teorisi
1950 li yıllarda Festinger (1957) tarafından geliştirilen bu teori, bilişsel harmoniyi konu almaktadır ve insanların, bilişsel planda çelişki yaratan biliş, duygu ve davranışlardan kaçındıklarını, biliş öğeleri arasında bir tutarlılık oluşturmaya ve mevcut tutarlılığı korumaya çaba harcadıklarını ön görmektedir. Bilişsel çelişki, günlük hayat ...
Bilissel Teori
Psikolojide bilişsel teori, davranışların açıklanmasında düşünce, beklenti, tutum, şema, prototip, temsil, atıf ve benzeri içsel süreçleri temel alan teorik bir perspektiftir. Bu yaklaşımın temel anlayışına göre insanlar çevrelerinde karşılaştıkları uyaranların algılanmasında ve yorumlanmasında aktiftirler. Bu başlık altında, birbirinden az çok farklı çe& ...
Bilissel Tutarlilik Teorileri
Bilişsel tutarlılık (cognitive consistency) teorileri, bireylerin bilgileri, inançları, duyguları ve eylemleri arasında bir tutarlılık sağlama eğiliminde oldukları sayıltısından hareket eden teorilerdir. Bilişsel öğeler (inanç, değer, tutum veya davranışın bilişsel temsilleri) arasındaki tutarlılık, hem bireyin kendisi, hem de bireyler arası davranışlar arası ...
Denge Teorisi
Sosyal psikoloji literatüründe ilk tutarlılık teorileri arasında anılan ve Heider (1946, 1958) tarafından geliştirilen bu teoriye göre insanlar, diğerleriyle ilişkilerinde bilişlerinde ve duygularında dengeyi ararlar. Kişiler arası algıyı konu alan denge teorisi, fenomenolojik bir perspektiften, yani algılayan kişi açısından zihinsel öğeler arasındaki dengeli ve dengesiz durumları ortaya k ...
Dil Edimleri Teorisi
Dil filozofu J. L. Austin tarafından ortaya atılan bu teori, sosyal bilimler literatüründe lengüistik dönemeç olarak adlandırılan önemli bir kilometre taşı olmuştur. Austin in ölümünden sonra yayınlanan (1962) How to do things with words adlı kitabı, dil felsefesinde de önemli bir kitap olarak kabul edilmektedir. Austin, dildeki bazı ifadelerin özelliğine dikkati çekmekte ve iki tür ifade ayırdetmektedir: Saptayıcı ve ...
Dilsel Uyum Teorisi
Dilsel uyum teorisi (Giles ve ark. 1973, 1987), dil davranışlarının farklılığını, bireylerin etnokültürel özellikleri farklı gruplara aidiyetine göre açıklayan teoridir. Buna göre bireyler grubun dilsel özelliklerine uyum (accommodation) gösterirler. Dil konusuna eğilen araştırmacılar, genellikle, dil sorunlarını kişiler arası iletişim olguları çerçevesinde ele almaktadır. Ancak gerçe ...
Engellenme-Saldirganlik
Psikanalizden esinlenen ve Dolard ve arkadaşları tarafından 1939 da ortaya atılan bu teorik yaklaşım (frustration-agression hypothesis), saldırgan davranışların temelinde bir engellenmenin bulunduğunu öne sürmektedir. Teorinin bu ilk versiyonunda, araçsal saldırganlık değil, düşmanca saldırganlık söz konusudur. Bu yaklaşımdaki araştırmacılara göre, saldırganlık, engellenmeni ...
Ger?ek ?atismalar Teorisi
Gerçek çatışmalar teorisi (realistle coflict theory), gruplar arası çatışmalar konusunda ortaya atılmış görüşlerden biridir. Muzaffer Şerif (1966) tarafından öne sürülen bu görüşe göre, önyargı ve ayrımcılığın temel nedenlerinden biri, sınırlı kaynakları elde etmek için girişilen mücadeledir. İki grup arası ilişkilerin kalitesi, gerçek bir çıkar çatış ...
Gestalt Teorisi
Geştalt teorisi, bir eşya veya olayın anlamlandırılmasında, uyaran veya biçimlerin bütünsel algısını vurgulayan görüş olarak tanımlanabilir. Yüzyılın başlarında Almanya da Wertheimer, Koffka ve Köhler tarafından geliştirilen bu teori, yüzyılın başında psikolojiye hakim olan psikofizik e (algı, bellek ve benzeri psişik edimleri refleks, duyum ve imaj terimleriyle, yani basit biyoloj ...
G?nah Ke?isi Teorisi
Günah keçisi teorisi (scapegoat theory), iç grup yanlılığını, bir früstrasyon yaşayan bireyin, früstrasyon kaynağı çok güçlü veya etkilenemez olduğu zaman, saldırganlığını, nispeten daha zayıf olan bir dış grubun üyelerine doğru yöneltmesiyle açıklayan görüştür. Literatürde mevcut en önemli günah keçisi teorilerinden birisi Girard (1982) tarafından ortaya atılmıştır. Ta ...
